Öldürücü Yedi Gün #3

Merhaba dünyalılar!

Bu aralar, neden bilmiyorum, bir şeyler yazasım geliyor bloga sürekli. Ya kısmen ölü bir blog gibi gözükmesinden sıkıldım ya da üstüme binen stresi bu yolla atmaya çalışıyor zihnim.
Emin değilim.

Finaller ne kadar çoğu üniversitede başlamış hatta bitmek üzere olsa da -Adana farkı işte- bizim üniversitemizde daha taa haziranın beşinde başlayacak. Hem oruçla hem finaller hem de bonus olarak Adana'nı dillere destan nemli sıcağı nasıl çekilecek herhangi bir fikrim yok.


Zaten gireceğim dört final falan var. Bunun nedenini sormayın anlatsam roman olur çünkü.

Geçen instagram'da benim gittiğim üniversiteye gitmek isteyen bir ygs öğrencisi mesaj attı. Okulun çevresini gösterebilir miyim diye sordu. Bende tabiki yani dedim elimin kiri nolacak.

Neyse okula gittiğim bir gün kulağımda kulaklık, elimde telefon girişten itibaren belli başlı önemli yerleri çekmeye başladım. Bizim mühendisliklerin olduğu yer tek bina şeklinde ama ikiye bölmüşler. Bir tarafı elektrik elektronik mühendisliği diğer tarafı çevre ve endüstri mühendisliği. (Evet bizim bölüm tek farkımız tarzımız kıps)


Neyse biraz ilerde de ayrı bölüm olarak bilgisayar mühendisliği binası var. (Ama orada nadiren ders işliyorlar hahahha)

Şimdi olayı tam anlatmak için resim buldum oradan anlatayım.



Gördüğünüz gibi bir yol var. Hah orası araba yolu ileride otopark var oraya çıkıyor tek şeritli ufak bir yol. Tabi saat sabah dokuz olduğundan ben o yolun ortasında yürüyorum. Tam mesaj yazarken bir ses duydum. Ama çok kısık. Kafamı kaldırdım bir baktım tam önümde bir araba. Şoför koltuğunda oturan kadın 'Kızım aklın nerede senin ya?'  der gibi bana bakıyor. Ben ne kadar sessizce hiçbir şey olmamış gibi kenara çekilsem de o etrafta gördüğünüz bankların hepsi doluydu ve milletin gülmesinden anladığım kadarıyla kadın bayağı bir süredir bana korna çalıyordu.

Bu da yetmez gibi bölüme giderken gene gözüm telefonda olduğu için ağaca biraz girmiş bulundum. O an zaten bizim bölümün önünde oturan grup yarıldı. Az kahkaha atar insan ya. Ayıp be!


Gidip en iyisi bu olayların  üstüne soğuk bir kahve içeyim ben.

Yorumlar

  1. Benim durum daha vahim; telefonla falan uğraşmıyorken bile kaç kere ağaca, direğe, cam kapılara çarptım, bilemiyorum :D
    O final sınavlarını ta haziranın sonuna kadar uzatmıyorlar mı, en nefret ettiğim şeylerden biriydi...
    Sınavlarınızda başarılar, efendim! :)

    YanıtlaSil
  2. Finallerde Allah yardımcın olsun , hem sıcak hem oruç hem sınav düşünemiyorum bile :D
    Birde mühendislik okuyorsun sen , vay be :D ne dayanıklı kızsın ,resmen girl power :D
    Sen bakmadan yürüdüğün için çarpmışın ya ben , sakarlıktan her yerim mosmor :D

    YanıtlaSil
  3. Neyse ki sevgili üniversitem Haziran bile olmadan finallerimizi yaptırdı ve o iğrenç yapış yapış Mersin havasını yaşamadan, Adanaya döndüm. :D Darısı senin finallerine olsun, hepsi çok güzel geçsin inşallah. Bir de ay aman dikkat et canım, yolda falan bir şey olmasın. Bir de okurken aklıma geldi, bir keresinde daha küçükken, bir mağazanın vitrininde bir şeyler görüp beğenmiştim. Yakından bakayım derken koskoca cam vitrini farketmemişim, direk kafayı cama gömmüştüm. :D

    YanıtlaSil
  4. ha haaa yaaa ne güzel yazıyon anlatıyon işteee hep yazmalısın tabiiiii :)

    YanıtlaSil
  5. Yaz yaz kendini nasıl rahat hissediyorsan o şekilde olsun Blog senin bu arada Allah yardım etsin Finaller için....

    YanıtlaSil
  6. Sbkdbsösbmsbskshs çok güldüm yalnız ksbdksbd

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Depresyonda Olan Birine Söylenmemesi Gereken 10 Şey

On Lirayı Yirmi Lira Olarak Kullanmak

Üniversite Sınavına Giriş Yazı Dizisi #1 Verimli Çalışmak ve Kendini Tanımak Üzerine Anekdotlar

İçine Kendinizi Atmak İsteyeceğiniz Bir Koli

Pek Çok Şeyin Kökeni